Makale: Satınalma'da İlişkisel Yönetim 101

Makale: Satınalma'da İlişkisel Yönetim 101

 

Mesleğin başlangıcında masa başında oturup sadece teklif toplamak ve hesap kitap ile doğru maliyeti yakalamanın tek yaşam tarzı olduğunu düşünmüştüm ve bir süre sonra acaba bu yaşam tarzından sıkılır mıyım diye kendi kendime sormuştum. Dün gibi hatırlıyorum ki fax makinesinin başında 1-2 saat boyunca sipariş formlarını tedarikçilerin fax numaralarını makineye tek tek girerek gönderdiğim zamanları. Bir de karşı taraf meşgul çalmıyor mu? Geçekten sıkılmamak için hiçbir engelim yoktu. Ayrıca bugünün Satınalma Profesyonelleri fax makinesi özelinde çok şanslı olduklarını da belirtmem gerek. Mesleğin monoton yaşam tarzından ibaret olması yönündeki tecrübe duraklarım zaman zaman “acaba doğru meslekte miyim?” sorusunu sordurmuş, bir taraftan da bu mesleki yaşamı nasıl zenginleştirebileceğime ilişkin de yaratıcılığımı sorgulatmıştı. Derken tek düze ve monologlardan ibaret olan mesleki tecrübe, bir sonraki pozisyon ile karşısında problemler, ihtilaflar, fırsatlar, denge terazilerinin önümde olduğu “Şimdi başlıyoruz sanırım !” diye içimden geçirdiğim bir süreç ile beraber diyaloglar ile devam etti. İşte bu noktada “Satınalma’da ilişkisel Yönetim 101” mesleki dersinin tecrübe ile başladığı bir serüvene adım atmış oldum.

Mesleğimizin geneli itibariyle dijital araçların gelişmesi ile birlikte otomatize olan sıkıcı süreç durakların yerini daha fazla iletişim ve bu aracı kullanmayı gerektirecek vakalara bıraktığı bir dönemdeyiz. Artık Satınalma mesleği sıradan bir veri giriş memuriyetinden ziyade ilişkilerin tüm sürece hakim olduğu bir sürece girmiş oldu. Bunun benim için en büyük kıymeti ise iletişimi çok seviyor olmamdı.

%80’inin iletişim ve iletişim araçlarının doğru kullanımına bağlı olan Satınalma mesleğinde teknik, mali ve hukuki yetkinlik işin %20 sini oluşturmakta. Tamamen matematik, teknik resim ve basit algoritma ile %20 lik kısmı kusursuz olarak yönetebilme imkanlarımız var. Peki % 80’lik kısım? Koca bir deniz..

Tedarikçiler ile olan ihtilaflarda her iki tarafı maksimum seviyede korumak kaydıyla maksimum faydayı sağlamak, şirket içi departmanlar ile iletişimde dengeli ve adil pozisyonda kalmaya çalışmak, hiyerarşik organizasyon yapısında ast-üst ilişkilerinde en doğrusunu yapmak için azamı çaba göstermek, müzakereyi hem tedarikçiler hem iç müşteriler ile her vakada en iyi şekilde yönetmek, stratejik düşünmek üzere en az 10 adım sonrasını öngörmek ve buna uygun hamlelerde bulunarak şirket hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir ilişki ve yapı inşa etmek. Alt başlıklarına da ayırmak istersek listemiz oldukça kabarık fakat mesleğin ilişkisel yönetim başlığındaki bu içerikleri farkında olmadan bir Satınalma Profesyonelini monotonluktan sosyal katmana taşıyor. Problem çözebilirlik yetkinliğini arttıran bu tecrübeler sadece ofis hayatında değil sosyal hayatta da başarılı olmak için bir yakıt.

Satınalma mesleğini tercih etmek için;  %80 i iletişimden ibaret olan bu yaşam tarzına adaptasyon sağlamak için öncelikle iletişim kurmayı kati surette sevmemiz, iletişimi aynı zamanda amaçlara ulaşabileceğimiz bir araç olarak teknikleri ile birlikte de kullanmamız gerekiyor. Çünkü yeri geldiğinde sözleşmede bile sabitlenmiş şartları iletişim ile hafifletmek, ek protokol ile şartları zenginleştirmek, şirketimiz ile tedarikçi arasında kalıp çözüm üretememek yerine çok daha iyi bir yoldur. Makalenin başlık resminde olduğu gibi, dümdüz bir yolda karşımıza çıkacak tüm engelleri aşarak zerafetten ödün vermeden yürüyüşümüze devam etmemiz ilişkilerin doğru yönetimi ile mümkün.

Satış ve Pazarlama birimlerindeki yakışıklı ve güzel arkadaşlarımız kadar iletişime hakim ve iletişimi kullanır olmamızda fayda olacaktır. İlişki yönetimi kadın erkek ilişkilerinde ne kadar karmaşık ise iş hayatında da bir o kadar. Gün gelir personelinizin problemleri ile dertlenir, gün gelir amirinizin stresi size yansır, gün gelir sizin stresiniz ekibinize.. İlişkilerimizi dik ve canlı, aynı zamanda verimli kılmak için iletişim yetkinliklerimizin öncelikle bir fotoğrafını çekmek, eksikliklerimizi bir kağıda alt alta yazmak, bunları önem sırasına göre puanlamak ve öncelik verdiğimiz eksikliğimize göre alabileceğimiz önlemler ve aksiyonları hayata geçirmek gerek. Aynaya her sabah baktığımızda gördüğümüzden farklı, hatta görmek istemediğimiz, görmekten kaçtığımız eksikliklerimizi görmeden ilişki yönetimindeki performansımızı arttırmamız çok zor. Açık yüreklilikle aynada gördüklerimiz kabullenmeli, iletişim tarzımızı ve yöntemlerimizi eleştirebilmeli ve üstüne giderek iyileştirmeliyiz. Her insanın ilk doktoru kendisidir. Çünkü doktora anlatamadıklarınızı kendinize anlatabilirsiniz.

 

Sevgilerimle,

Emre